Reklamcılıkta Konumun Gücü’nün Farkında Mısınız?

Reklamcılıkta Konumun Gücü’nün Farkında Mısınız?

Şehrin bir çok yerine hareket halinde olan araçları birer reklam panosu olarak kullanabilir miyiz? Ancak statik bir reklamdan bahsetmiyoruz; yaşayan dijital reklam panolarından bahsediyoruz!

Artık yaşadığımız şehirler yavaş yavaş akıllı şehirler kategorisine giriyor. Hatta neredeyse tüm karar vericilerin hedeflerinde bu var. “Akıllı Şehir”. İş gücü, kağıt tüketimi ve enerji tüketimi gibi konularda kaynakları doğru kullanmak adına şehirlerimizin akıllanması, yani insan etkisini minimuma indirerek şehrin kendi kendini yaşatmasını sağlamak.

Yukarıda bahsedilen konular ile doğrudan bağlantılı olarak, gelişen dünyaya adapte olabilmek adına reklamcılık sektörünün de artık konumun gücünü kullanmaya başlaması gerekiyor.

Şehirde bulunan reklam panolarının asıl amacı maksimum kişi tarafından görülmek ve dikkat çekmektir.  Bir panonun hangi konumdan -etrafında bulunan binalar ve ağaçları da analize dahil ederek- ne kadar görüldüğünün analizinin yapılabileceğini biliyor muydunuz?  Bu verilen örnek, sabit bir şekilde duran reklam panoları için geçerli. Kaldı ki, şehrin reklam panoları yerleştirilebilecek yerleri zaman içinde tükenecek ya da görüntü kirliliğine neden olacak. Pek tabii böyle bir süreç yaşanması sonucunda da yerel yönetimler söz konusu reklam panoları için belirli yaptırımlar uygulamaya başlayacaklardır.

Peki ya hareket eden objeler yardımıyla konuma dayalı olarak mesajlarımızı iletsek nasıl olur?

Doğru yer ve doğru zamanda.

Örneğin gün içinde şehrin farklı yerlerinden geçen taksiler ya da toplu taşıma araçları ya da metrolarda.

Bir düşünün; Eryaman yakınlarında yürüyorsunuz ve bir taksi geçiyor. Üzerinde bulunan dijital panelde, o haftasonu Eryaman Stadyumu’nda gerçekleşecek büyük bir organizasyonla ilgili bir reklamı görüyorsunuz. Ancak aynı taksi gün içinde Söğütözü bölgesinden geçerken, orada bulunan bir AVM’de gerçekleşecek olan bir konser reklamını yansıtıyor olabilir. Ya da, şehrin demografik yapısına göre belirlenen, bekar ve çalışan kişilerin yoğun olduğu bölgelerden geçecek taksilerdeki dijital reklam panoları, o bölgeden geçerken bir emlakçı reklamını gösteriyor olabilir.

Metrolardaki reklam panolarını ele alacak olursak, örneğin; Taksim durağına yaklaşan metroda seyahat ederken, Taksim’de o gün gerçekleşecek aktivitelere dair reklamları veya görselleri görmek daha etkili olmaz mıydı?

Peki bu nasıl mümkün olabilir?

Tabii ki konumun gücü ile!

Esri platformu, yukarıda bahsedilen konumsal alt yapının kurulması ve anlamlandırılması için gerekli bileşenleri sunar. Demografik verinin analiz edilmesi, bekar ve çalışan nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgelerin tespiti ve akabinde taksiler söz konusu bölgeye girdiğinde kendiliğinden değişen reklam panoları!

Bahsedilen konular ütopik gibi gelse de; önümüzdeki yıllarda çok daha popüler hale gelecek olan konumsal bilginin gücünü kullanın!